Facebook
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının açılışında, ''Fransa'da, fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik, ırkçı ve ayrılıkçı bu yasa, iki ülke ilişkilerinde olduğu kadar, Fransa'nın kendi değerlerinde de tamiri zor yaralar açacaktı. İnanıyor ve umuyorum ki Fransa Anayasa Konseyi de sağduyulu davranacak, Fransa değerlerine, Avrupa Birliği ilkelerine ters düşmeyecek, vicdanları kanatmayacak bir sonuca varacaktır'' diye konuştu. Erdoğan, Fransa'daki Ermeni Yasası ile ilgili, ''Bu yasanın altında, bu yasayı çıkaran tavrın ve hissiyatın altında, reddi mümkün olmayan bir ırkçı yaklaşım, bir ırkçı zihniyet vardır. Dolayısıyla bu mesele, bir Fransa meselesi, bir Türkiye meselesi değildir; bu mesele, doğrudan doğruya bir Avrupa meselesi, Avrupa Birliği meselesidir'' dedi. Erdoğan, şöyle devam etti: ''Biz, Avrupa'nın kimi ülkelerinde son yarım yüzyılda yaşanan bazı acı hadiseleri sineye çektik. Ancak bugün şunu herkes bilsin ki Türkiye eski Türkiye değildir. Türkiye, Avrupa'da sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia karşısında susacak, tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değildir. Avrupalı dostlarımızı buradan samimiyetle uyarıyorum; Fransa'da ortaya çıkan tablo, Avrupa'daki sinsi tehlikenin ciddi bir tezahürüdür.''
Dersim tartışması Erdoğan, ''Dersim tartışmaları yapılırken, asıl önemli noktanın, hatta tartışmanın esasının çok ciddi bir biçimde ıskalandığını da müşahede ettik. Biz, Dersim faciasını gündeme taşırken, bir acının küllerini kaldırmayı değil, bir zihniyeti, bir anlayışı, bir yaklaşımı deşifre etmek istedik. Biz, Dersim'den, hatta onun çok daha öncesinden başlayan, bugüne kadar da devam eden, bugün de varlığını sürdüren, jakoben, seçkinci, elitist bir zihniyete dikkatleri çektik. Dersim, 1939'da üzeri kapatılmış bir faciadır ama o zihniyet, Dersim'de katliam gerçekleştiren zihniyet, bugüne kadar hiç değişmemiş, Dersim'den sonra da bu ülkeye çok büyük acılar, çok büyük facialar yaşatmaya devam etmiştir'' diye konuştu.
Türkiye'ye ağır faturalar ödetti Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Gazi Mustafa Kemal'in müsamaha göstermediği İttihat ve Terakki zihniyeti, ne yazık ki vefatının ardından yeniden hayat bulmuş, yeniden iktidar fırsatı bulmuş ve Türkiye'ye ağır faturalar ödetmeye devam etmiştir. İşte Dersim, bu ağır faturalardan biridir. 27 Mayıs darbesi bu ağır faturanın neticesidir. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, bu zihniyetin eseridir. Kürt meselesinden tutunuz, faili meçhullere; edilgen dış politikadan tutunuz, kötü ekonomiye; derin yapılardan, çetelerden, mafyatik örgütlenmelerden tutunuz, bürokratik oligarşiye kadar bu ülkenin birçok meselesinin altında, işte bu köhne, bu çarpık zihniyet yatmaktadır.''
Bostan korkuluğu musun? Erdoğan, ''(Kemal Kılıçdaroğlu) Dün çıkmış, katsayı meselesiyle ilgili olarak, 'Danıştay'a CHP başvurmadı, arkadaşlarımızın münferit başvurusu' diyor. Peki sen nesin orada? Bostan korkuluğu musun? Dersim ile ilgili parti içinde sıkıyönetim ilan ediyorsun, buna gücün yetiyor da Danıştay'a başvuru yapılmasını engellemeye gücün yetmiyor mu?'' dedi. Erdoğan, ''Hiç kusura bakmayın Sayın Kılıçdaroğlu... Yargının Hükümetin emrine filan girdiği yok; tam tersine yargı, sizin militanlarınızdan, sizin militan tavrınızdan, sizin militan zihniyetinizden arınıyor'' diye konuştu.
Kulakların duymaya alışsın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Önce şu kulakların duymaya alışsın... Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunu yine söylüyorum, bunun arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi AK Parti'den, ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir, senin amacın olabilir. Ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz'' dedi.
Elifba'yı yasaklamışlar... Erdoğan, ''Bu ülkede basın özgürlüğü noktasında söz söyleyecek en son kurum CHP'dir, en son kişi CHP genel başkanıdır. Elifba kitabını yasaklamışlar... Elifba kitabını yasaklayan zihniyete ne denirse, CHP zihniyeti odur. Hazreti Ali Cenklerini yasaklamışlar. Arapça levhaları yasaklamışlar. Cumhuriyet Gazetesi başta olmak üzere birçok gazeteyi kapatmışlar, yayınlarını durdurmuşlar. Aziz Nesin'in, Sabahattin Ali'nin, Rıfat Ilgaz'ın kitaplarını yasaklamış, toplatmışlar... İşte CHP'nin tarihi bu. CHP'nin sadece tarihi değil, bugün taşıdığı zihniyet de bu'' dedi.